Avatar ve Aden Bahçesi

By admin on Mart 29, 2010

Son günlerde, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de gösterime giren filmler arasında çok ilgi gören sinema filmi Avatar; üç boyutlu teknolojisiyle olduğu kadar, görsel efektleriyle de dikkat çeken bir yapım. Ancak bununla birlikte filmin konusunu oluşturan belli başlı öğeler de izleyicilerin yüreklerine dokunuyor.

Filmde büyüleyici güzelliklerle yaratılmış bir dünya olan Pandora göze çarpıyor. Ancak tüm güzelliklerine karşın, tamamen farklı çıkar amaçlarından ötürü, bu güzellikleri yok etmek amacıyla hareket eden kötülük de, filmde herkesin olumsuz duygular oluşturduğu bir unsur. Elbette bir sinema filmi olarak izlenilenleri değerlendirmek ve kısa bir çıkarımda bulunmak; ya da sinema salonunda geçen kısa bir süreden sonra sışarı çıkıp her şeyi unutmak, pek çok izleyici için çok daha kolay oluyor.

Aslında Avatar filmi bir kurgu olmasına karşın, bir gerçeÄŸe ışık tutuyor. O gerçek de Kutsal Kitap’ta anlatılanlardır. Tanrı’nın tüm güzelliklerle yarattığı Aden bahçesini, insanın durumunu ancak onu yok etmek ve tüm bunlardan yoksun kılmak isteyen Åžeytan’ı çeÅŸitli benzetmelerle bu filmin kurgusunu bir benzetme gibi ele alarak deÄŸerlendirmek mümkün. Ayrıca filmde, tüm gezegenin ruhunu bir arada tuttuÄŸuna inanılan ve tüm varlıklar için kıyaslanamaz öneme sahip bir aÄŸaç da bulunuyor. Bu hayali aÄŸacı da Kutsal Kitap’ta yer alan gerçek Aden bahçesindeki “yaÅŸam aÄŸacı” ile özdeÅŸleÅŸtirmemiz söz konusu olabilir.

Ancak Aden bahçesinde, insan Tanrı’nın hiç istemediÄŸi bir ÅŸeyi yaptı ve yenmesi yasak olan aÄŸacın meyvesinden yedi. Bunun üzerine Tanrı, “Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu” dedi ve “Artık yaÅŸam aÄŸacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli.” diyerek Adem’in, dolayısıyla hepimizin karşılaÅŸacağı cezayı açıkladı. YaÅŸam aÄŸacının meyvesinden almamak demek, yaratıldığımız halimizden farklı, ölümlü varlıklar olarak yaÅŸamımıza devam etmemiz anlamına geliyor. Artık Tanrı’dan uzak olarak, bu dünyada ölüm gerçeÄŸi ile yüzyüze, acılar ve sıkıntılarla dolu bir hayat sürdürüyoruz.

Ne mutlu ki, bu tablo her ÅŸeyin sonu anlamına gelmiyor. Tanrı insanın içinde bulunduÄŸu bu kötü durumdan ötürü büyük bir üzüntü duyuyor. Bu nedenle içinden çıkılamaz bu sorun için, Kutsal Kitap’ta bizzat kendisi, bir Kurtarıcı vaadiyle umut ışığı veriyor. Peki bu gerçekleÅŸti mi? İnsanın artık ölümden kurtulup sonsuz yaÅŸama kavuÅŸması mümkün mü? Evet! Bu mümkündür. Tanrı, günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce OrtadoÄŸu topraklarında tüm insanlığın günahlarından kurtuluÅŸunu saÄŸlayacak bir kurtarıcı saÄŸladı: O’nun adı İsa Mesih’tir. Bizler O’nun sayesinde artık ölümden yaÅŸama geçmiÅŸ bulunuyoruz ve O’nun mesajı, O’nu kabul etmek isteyen herkese açıktır.

Avatar’ı izlemiÅŸ ya da izleyecek olabilirsiniz. Bu gerçeklerin ışığında, izlediklerinizi bir kez daha deÄŸerlendirin ve yüreÄŸinizi açın. Gördüğünüz ÅŸeyler, kurgu olmasına karşın sizi ve yüreÄŸinizi derinden etkileyebiliyorsa, gerçeklerin karşısında yüreÄŸinizin sesine daha çok kulak verin. Günümüzün postmodern insanı, “din” ya da baÅŸka etiketler altında bu gerçeklerden uzaklaşıp, kendince “entellektüel” bir yaÅŸam sürdürdüğünü iddia etse de, yüreÄŸinin ihtiyacına ve canının çırpınışına cevapsız kalamaz. Hepimiz en acı dolu zamanlarda ya da en çaresiz anlarda, bize yardımcı olacak birine muhtaç kalabiliriz. Ancak aslında o her zaman yanıbaşımızda kapımıza çalmaktadır. Lütfen siz de bugün İsa Mesih’in size olan çaÄŸrısına kulak verin ve O’nu yaÅŸamlarınıza kabul edin.

Daha fazla bilgi almak; duygu ve düşüncelerinizi kilisemizden birileriyle paylaşmak için lütfen buraya tıklayın.

Yorum yapma kapalı.

Diriliş Bayramı Kutlamamıza Davetlisiniz!
Dirilişin Hatırlattıkları