Cehennem

TANRI’NIN ADİL YARGISI

Günümüz toplumunda pek çok kişi günahın varlığı fikrinden bile uzakta yaşıyor. Onlar için Tanrı’nın bir yargısı söz konusu değildir. Ancak Tanrı adildir. Ve ne kadar büyük bir sevgiye sahipse, doğru olmayan her şeye karşı da o kadar büyük bir yargı dehşetiyle cevap vermeye hazırlanmaktadır. Günah ve onun bir sonucu olarak sonsuz cehennem yargısı, insanın önünde en dehşet verici sahne olarak yer almaktadır. Ciddiye alınması gereken bu önemli mesaja kulak verin.

İsa cinlerden kurtarıyor

İSA CİNLİ BİR ÇOCUĞU İYİLEŞTİRİYOR

Öteki öğrencilerin yanına döndüklerinde, onların çevresinde büyük bir kalabalığın toplandığını, birtakım din bilginlerinin onlarla tartıştığını gördüler. Kalabalık İsa’yı görünce büyük bir şaşkınlığa kapıldı ve koşup O’nu selamladı. İsa öğrencilerine, “Onlarla ne tartışıyorsunuz?” diye sordu. Halktan biri O’na, “Öğretmenim” diye karşılık verdi, “Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim. Ruh onu nerede yakalarsa yere çarpıyor. Çocuk ağzından köpükler saçıyor, dişlerini gıcırdatıyor ve kaskatı kesiliyor. Ruhu kovmaları için öğrencilerine başvurdum, ama başaramadılar.” İsa onlara, “Ey imansız kuşak!” dedi. “Sizinle daha ne kadar kalacağım? Size daha ne kadar katlanacağım? Çocuğu bana getirin!” Çocuğu kendisine getirdiler. Ruh, İsa’yı görür görmez çocuğu şiddetle sarstı; çocuk yere düştü, ağzından köpükler saçarak yuvarlanmaya başladı. İsa çocuğun babasına, “Bu hal çocuğun başına geleli ne kadar oldu?” diye sordu.
“Küçüklüğünden beri böyle” dedi babası. “Üstelik ruh onu öldürmek için sık sık ateşe, suya attı. Elinden bir şey gelirse, bize yardım et, halimize acı!” İsa ona, “Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!” dedi. Çocuğun babası hemen, “İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” diye feryat etti. İsa, halkın koşuşup geldiğini görünce kötü ruhu azarlayarak, “Sana buyuruyorum, dilsiz ve sağır ruh, çocuğun içinden çık ve ona bir daha girme!” dedi. Bunun üzerine ruh bir çığlık attı ve çocuğu şiddetle sarsarak çıktı. Çocuk ölü gibi hareketsiz kaldı, öyle ki oradakilerin birçoğu, “Öldü!” diyordu. Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı. İsa eve girdikten sonra öğrencileri özel olarak O’na, “Biz kötü ruhu neden kovamadık?” diye sordular. İsa onlara, “Bu tür ruhlar ancak duayla kovulabilir” yanıtını verdi. Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu. Öğrencilerine öğretirken şöyle diyordu: “İnsanoğlu, insanların eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama öldürüldükten üç gün sonra dirilecek.” Onlar bu sözleri anlamıyor, İsa’ya soru sormaktan da korkuyorlardı.

İnsanın değeri

İNSANIN DEĞERİ NEREDEN KAYNAKLANIR?

Her bir insan Tanrı’nın benzeyişini taşıyor ve Tanrı’nın sevgisi de üzerindedir. İnsanın değeri işte tam buradan kaynaklanıyor. Bu sevgiyi kabul etmek de, reddetmek de insanın elindedir. Bu seçimi onun kendine biçtiği değeri ortaya koyar. Bu vaazda Kutsal Kitap’tan ayetlerle insanın kendine verdiği ve Tanrı’nın insana verdiği değer inceleniyor.

Tanrı'yı nasıl tanımlarsınız?

TANRI’YI NASIL TANIMLARSINIZ?

İnsanlar iyilik ve kötülük standartlarını, kişisel görüşleri ve beklentileri doğrultusunda şekillendiriyor. Ancak iyilik ve doğruluk konusunda tek gerçek referans Tanrı’dır. O halde bunu daha derin şekilde anlayabilmemiz için, Tanrı’nın karakterini görmeli ve O’nu yakından tanımaya gayret etmeliyiz. Bu vaazda Tanrı’nın tanımlanışı ve O’nun karakteri konusu, Kutsal Kitap ayetleriyle araştırılıyor.

Dul kadının bağışı

DUL KADININ BAĞIŞI

İsa tapınakta bağış toplanan yerin karşısında oturmuş, kutulara para atan halkı seyrediyordu. Birçok zengin kişi kutuya bol para attı. Yoksul bir dul kadın da geldi, birkaç kuruş değerinde iki bakır para attı. İsa öğrencilerini yanına çağırarak, “Size doğrusunu söyleyeyim” dedi, “Bu yoksul dul kadın kutuya herkesten daha çok para attı. Çünkü ötekilerin hepsi, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise yoksulluğuna karşın, varını yoğunu, geçinmek için elinde ne varsa, tümünü verdi.”